Çok zor geçiyor bu ayrılık dönemi.Hastalıklar da peşimizi bırakmayınca iyice zorlaştı.
Şu sıralar sevgili Yasemin'in hediye ettiği Anne İş'te kitabını okuyor, Dr.Sabiha Paktuna'ya hayret ederek sevgilerimi yolluyorum.
Bu pedagoglar,hemşireler vs. neden herşey kolaymış gibi yazarlar.Kalkmış bana "sabah çocuğuna nereye gittiğini anlat, öyle çık evden" diyor.
Sabiha Hanımcığım, sabah beni gördüğünde aralıksız 3 saat ağladığı haberini aldım.Sıvışarak kaçmak iyi bir yöntem değil haklısın ama o zaman ağlamıyormuş.Buna ne diyeceksin?
Ben de olmayan pedagoloji bilgilerimle şu teoriyi ürettim:
Eğer Asım Alp beni evden çıkarken görürse, onu neden yanıma almadığıma kızarak ağlıyor.Hani sanki annesi gezmelere,attalara gidiyor gibi:P...
Eğer sabah evden çıkarken görmez de direkt bakıcı teyzesiyle karşılaşırsa, annesi oralarda bir yerlerde ve birazdan gelecek ümidiyle akşama kadar oyalanabiliyor.
Şimdi bu yazdıklarımın hiçbir anlamı yok aslında, akşam apartmanın kapısından girerken oğlumun bangır bangır ağladığını duyuyorum ya işte o ses beni deli ediyooooorrrr uleyyyn:(((((
(burada batsın bu dünya parçası girer)
Şaka bir yana, çalışan anne olmak zormuş, anksiyetesiydi, hastalığıydı debelenip duruyorum.O sırada olan oğluma olmuyordur umarım.
Seneler Sonra
2 hafta önce









15 yorum:
Yazmak kolay yaşayan bilir...
Bir pedegog arkadaşımız bizim çocuklar küçükken yok şöyle yapmayın yok şöyle davranın der dururdu .Onda bu arada çocuk felan yoktu .Sadece öğrencileri ile ilgileniyor arada da bize direktifler veriyordu ...
Bizde sadece teoriden pratiğe geçmesini sabırla bekledik .Her şey öyle yazılan çizilen gibi olmuyor işte...
Çocukları olunca bu pedegog beyin,bir süreden sonra başlarım pisikolojisine benim çocuğumdan ötemi demeye başladı ...
Sözün özü bazı insanlara şöyle yap, böyle davranma demek kolay ama uygulama her zaman yazılanlardaki gibi olamayabiliyor...
Biraz uzun yazdım kusura bakmayın ama bende bu konuda doluymuşum herhalde
sevgilerimle..
Birben, evde ağlayan bir çocuk bırakmak çok ama çok zor olsa gerek. Bütün gün ağzında buruk bir tadla geçiyordur. Kimbilir belki de o bu durumdan senin kadar etkilenmiyordur.
Benim naçizane tavsiyem Asım Alp'i karşına alıp yetişkin bir insan gibi onunla konuşman ve durumu anlatman. Ben geçtiğimiz hafta Neva'da karşılıklı konumanın çok faydasını gördüm. Biz de Neva'nın çılllllgınlar gibi tutkunu olduğu anne sütünü kesme aşamasındayız. Çok gözyaşı ve kavga bekliyordum ama öyle olmadı. Çünkü bir gece tamamen spontan şekilde onunla konuştum. Artık büyüdüğünü, bütün gece yalnızca bebeklerin meme emdiğini, üstelik annesinin de emzirmekten çok yodulduğunu anlattım ona uzun uzun. Sonra da her fırsatta tekrar ettim. İnan ki dinledi ve anladı. Beklediğimden çok ama çok daha az gözyaşlı bir ayrılık oluyor bizimki.
Dilerim en kısa zamanda işler yoluna girer. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim: Asım Alp çok yakışıklı bir delikanlı olma yolunda ilerliyor.
Öperim.
Senem
ahh Birben, çalışan bir anne olarak seni iliklerime kadar anladım..hissettim.. sabahları ben de anlatıyorum işe gittiğimi ama o anlıyor mu kabul ediyor mu emin değilim. aman aman dur neyse bu konuda çenem bir açılırsa sonra susturması zor beni:)
bu arada bir yazı yazdım senin yazıdan yola çıkarak. " kadınlar zayıftır, anneler güçlü".. izinsiz aldım kullandım :(anarenklerde.. sevgiler
canım benim seni o kadar iyi anlıyorum ki, daha bu sabah evden çıkarken ağlayan bir minik bıraktım...Anne iş'te kitabını ben de okudum. Baştan beri ben Mertten habersiz çıkmadım evden, hep vedalaştık, bakıcı ablanın söylediğine göre çok da ağlamıyormuş arkamdan...
ağaçtan düşenin halinden ancak ağaçtan düşen anlarmış ya.. Anlıyorum seni yalnız değilsin.. Bir süre öncesine kadar sabahları bana el sallayan öpücükler atan oğlum artık gitmemi istemiyor.. Ben de asla oyalayıp kaçmıyorum, bak oğlum anne işe gidecek ama akşama gelecek diyorum.. Anlıyor o kesin ama kabullenmek istiyor mu işte orası muamma....
Bir yere giderken annesini gören çocuk o sırada ağlıyor. Ama annesini giderken göremeyen çocuk bu sefer her an annesini kaybedeceği korkusu yaşıyor. Bence bu çok daha kötü birşey.
Sevgi,
insan anne olduktan sonra hayatın anlamını çözmüş gibi oluyor aslında,çünkü bir insanı anlamak tüm dünyayı anlamaya başlamak demek bence.Oğlumu henüz anlayamadım, ben anlamamışken genelleme yapılarak pedagog bilgisinin de anlayabileceğini düşünmüyorum.Evet genel konuşabilirler ama her çocuğun farklı olduğu gibi anlama tarzıda farklı oluyor.
Senem,
zaten Neva'yı çok taktir ediyorum, o güzel yüzünde o kadar büyümüş ve olgun bir ifade var ki, inanırım yani,anlar ve uygular o minik:)
Yeşim
Mert sanırım daha erken başladı ayrılığa değil mi?Bizim bir de 15-18. aylarda ayrılık anksiyetesi mevzumuz var aslında hiç bu dönemde çocuğun bırakılmaması gereken.
Handan,
Sabiha Hanım da işte tam bundan bahsediyor, ama gel de pratikte işin içinden çık.
Hilal ve Filiz şu anlıyor ama kabullenemiyor hadisesi var ya, işte bu durum şurada kilitleniyor.Pedagogların büyük kısmı anne ile bebeğin 3 yaştan önce ayrılmaması kanaatinde.Çünkü 3 yaştan önce bebek somut objelerin kaybolabileceğine inanamıyor.Buna anne de dahil.Yani bu ne demek, ben işe giderken ne kadar anlatırsam anlatayım o anlayacak ama kabul edemeyecek demektir.Gün içersinde yine beni aramaya devam edecek.
Sabiha Hanım da kendimizi objeye dönüştürmemizi önermiş.Aramızda sır olan, sadece ikimizin bildiği ve anneyi temsil edecek, oyuncak,battaniye vs.Ben yokken o obje benim varlığımı temsil edecekmiş ona.Bunu ve işe gideceğimi anlatmayı deneyeceğim bakalım ne olacak.
Alın size bir postluk yorum cevabı:)
Not:Hilal izinsiz ne demek,kullan tabi ki, yazını okuyacağım şimdi merak ettim.
Canım çok zor ağlayan bebiş. Ben bıraktığımda daha minicikti ama yinede babannesi kapıya getirip bana el sallattırıyordu. Bende "Anne işe gidecek süt yapıp gelecek" dedim. Ama öğlenleri geldim akşamları geldim. Bu sebeptendir. Şimdi benim gidişlerime hiç bozulmuyor geri geleceğimi biliyor. İş gezisinden dolayı geç gelince küsüyor, ertesi günü giderken ağlanıyor.
Bebişini sen iyi tanıyorsun, her bebiş anne farklı. Haftasonu babaya bırak kapıdan seni uğurlasınlar bakkala git gel. Belki böyle böyle alışabilir.
kolay gelsin
aynen aynen aynen..nefret ediyorum kitaplarda yazanlardan artık..eğer uyuyor olursa süper çıkıyorum evden..uyanıksa kaçıyorum ama ka.mak için ne numaralar yapıyorum çünkü paçama tutunuyor ve beraber dım atıyoruz bir ara bakıcı teyzesiyle dans falan ederken ben sıvışıyorum..eğer ki kaçamazsam kapıdan beni uğurlarsa..işte o zaman çok üzülüyor..öyle uzun uzun ağlamıyormuş ama yarım saat kapının önünde annem diye oturuyormuş..akşamları hep mutlu karşılıyor beni kapıda..alıştı artık anne gelince nenne gider nenne gelince anne gider..akşam yatana kadar kucak kucağayız sürekli öpüşmeler falan..gece de malum hala beraber uyuyoruz...
birben
bana çok uzak bir durumu anlatıyorsun ama benim de verecek az çok aklım var :)
bence alışacaktır asım alp. muhakkak her sabah işe gittiğini, akşama mutlaka geleceğini anlat. balkondan sana el sallasınlar. hastalıktan yeni çıktığı için biraz huysuz olabilir sen mutlaka haber vererek git derim ben
Batsın bu dünya Diyorum bende:)
Ah çok zor çalışan anne olmak..
Kızlar bu hafta sıvışmadan, "akşama geleceğim" diyerek ayrılmaya çalışacağım.Bir de o yöntemi deneyelim,zor olacağını bilsem de.Yazarım sonuçlarını, bakalım bizimki ne tepki verecek?
ben de kaçıyorum Birben. yoksa ağlıyor.
akşam niye ağlıyormuş sordun mu, ne diyor bakıcı?
"Anneee" diye ağlıyormuş sonra montunu saklıyor bakıcı çünkü montunu gördüğünde onu al beni götür diyen hareketler yapıyormuş,telefonla konuşmak istediğimde sesimi duyar duymaz telefonu atıp kapıya koşuyormuş.Gün içerisinde belki 10 kere ev değiştiriyorlar.Bir F.teyzenin evine bir bizim eve.Beni arıyormuş odalarda:(.
Beni görmeden gidersem sorun yok.Gözünü açtığında bakıcısını görüyor ve o ne derse onu yapıyormuş,mont aramak kapıda durmak yok..Ne garip değil mi?
Merhaba Birben, yaşadıkların benimkilerden pekte farklı değil...Teorisyenler çok güzel uzun cümleler kuruyorlar ama iş pratiğe geldi mi ..İşte film orada kopuyor..Çünkü her çocuk kendine has bir kişilik sınıflamak mümkün değil...Kolaylıklar diliyorum Maşallah oğluşun çok çok tatlı...
Yorum Gönder