Lilypie

5 Eylül 2009 Cumartesi

Annelik İş Başvurusu

Daha önce de defalarca bahsettiğim gibi,anne olmak zor iş.Her bünyenin kaldıramayacağı, anne olmadan anlaşılamayan ve bir çok niteliğe sahip olmanız gereken bir yaşam tarzı annelik.
Ne herhangi bir sorumluluk alma eylemidir ne de herhangi birşeye sahip olma isteği.Bunlardan çok öte.

Anneliğin her döneminde farklı tanımlarla karşılaşabilirsiniz.İlk yaş; zorlu bir parkur gibidir,sonra mücadele edilmesi gereken 2-4 yaş,öğrenilmesi ve öğretilmesi zor 5-10 yaş,ergenliğe giren yavruya gösterilmesi gereken sabır yaşları 12-18...

Henüz bunları yaşamış değilim.Zorlu parkuru atlatmış,ufak tefek yaralarla kurtulmuş yeni bir anneyim sadece.Ama söyleyecek çok şeyim var.Annelik üzerine saatlerce konuşabilirim.

Bir kaç aydır kafamı kurcalayan "evde anne mi?çalışan anne mi?" sorusuna 'kalben:evde' , 'beynen:işte' cevabını vererek iyice karışıyorum.Bu arada bir sürü fikir uçuşuyor aklımda.Evden yapılabilecek işler,dönemsel işler,gidilecek kurslar,öğrenilecek diller...

Peki aslında bir annede olması gereken özellikler nelerdir hiç düşündünüz mü?

Şu ilana bir göz atın derim:

Anne Olacak Adaylar Aranıyor

Genel Nitelikler:

-En az lise mezunu (Eğitim şart!)

-Tercihen çocuk bakımı konusunda tecrübeli (Kuzenine,kardeşine,yeğenine bakmış olmak artı tecrübedir ama şart değildir)

-Bebeğine odaklı,bebeğinin memnuniyetine önem veren (Aksi taktirde işiniz zor)

-MS Home uygulamalarına hakim (Eli çabuk,ev işlerinde pratik olmak önemli)

-İletişim becerileri gelişmiş,analitik düşünebilen (En az 2 buçuk yaşına kadar bebeğinizin ne anlatmak istediğini anlamakta güçlük çekeceksiniz,beyninizi maksimum güçte çalıştırmak durumundasınız)

-Prezantbl (Bir süre saç taramak bile vakit kaybına dönüşecek,eşinize karşı haksızlık etmemek için olunuz)

-Takım çalışmasına yatkın (En iyi takım arkadaşınız eşinizdir,iyi geçinin,arada bebeğiyle vakit geçirmesini sağlayın.Ayrıca anneanne,babanne de yeri geldiğinde iyi birer takım arkadaşı olurlar,bebeğinizin ihtiyaçlarını onlara da listeleyin,sadece severek sıyrılamazlar bu işten:))

-Sürücü ehliyeti olan (Şart değil ama bebeğinizin aniden ateşleneceği veya birşeye ihtiyacınız olduğu gibi acil durumlarda işe yarar)

-20-35 yaş arası (Doğurganlık yaşları,şart değil teknoloji ilerledi ama sizin rahatınız için ideal yaşlar)

-Eşlerinizin askerlik hizmetini tamamlamış olmaları (Aksi taktirde bol gözyaşlı,saylayı sümüklü en az 6 ay geçirsiniz,bebeğiniz babasının yüzünü unutabilir:))

-İlk Yardm bilgisine sahip (Şart!)

Tercihen;

-Pozitif enerjiye sahip (Hayat güllük gülistanlık değil,çocuğunuza belli etmemelisiniz)

-İnsan ve topluma saygılı (Örnek olacaksınız)

-Sıradışı performans sahibi (Tüm anneliği özetleyen özellik)

-İnsan ilişkileri iyi (Parklarda,sokaklarda bebeğinizi sevmek isteyen insanlara nazik davranın)

-İkna kabiliyeti kuvvetli (Bazen uyumaz,bazen yemek yemez...Çok önemli bir özellik daha)

-Öfke kontrol bilgisine sahip (Kimi zaman bebeğiniz kimi zaman sizin için gerekli)

-Sigara kullanmayan (Çoook Önemli)

-İyi bir ahçı (Şart değil ama yeniliklere açık olmak önemli)

Ücreti mutluluk,huzur ve neşe olarak veriyoruz.Hayat enerjisi,saflık ve heyecan da ikramiyesi...


Şimdi kimler anne olmaya aday:))))))

10 yorum:

İlknur dedi ki...

Birbencim ben istifa etmek uzereyim. Benden bosalacak yere de birini senin su ilanla buluverelim. Sabri 12-18 yas arasina yazmissin ama benim su anda cok ihtiyacim var. Ayrilik korkusu basladi ve tabiri caizze tuvalete bile gidemiyorum. boguruyor resmen. Deli olmak uzereyim..

Birben dedi ki...

Anne oldun sen bir kere İlknur,artık istifa edemezsin:)
O ayrılık korkusu bizde haddiyle var,ben de wc ye,mutfağa,balkona gidemiyorum.Devamlı kucakistiyor ve akşamları eşime yalvarıyorum al dışarı çıkın,biraz nefes alayım diye.Vicdanım sızlıyor böyle düşündüğüm içinama nefes alamıyorum resmen.Bunu da bir ara yazmak lazım,ama okuduğuma göre 1 yaş civarı maksimum düzeye çıkarmış bu olay,sonra bir de 2 yaşında ondan sonra yok.Sıkıcaz dişimizi...

İlknur dedi ki...

hic vicdan yapma sekerim. sen huzurlu mutlu olamazsan oglana ne faydan dokunur ki. Bak bizim de babamiz bayram da gelecek insallah. Ben bir butun gun verecegim eline. Gercekten azicik kafalarin dinlenmesi lazim ki balatalar yanmasin di mi :P Bir yasina bir sey kalmadi diyecegim ama benim okudugum iki yasa kadar gidebilirmis bu boyle. Valla sinir falan kalmadi bende. Yaranayim da aglamasin diye yapmadigim rezillik kalmadi gene yok gene yok.

Yelish dedi ki...

Ben sokaklarda ,parklarda bebegimi sevmeye kalkanlar elleyip , operek yaparsa bunu nazik olamiyciim ,malum virus olayi AMA genede talibim:)))

Birben dedi ki...

İlknur bayrama ne kaldı,sabır...

Yeliz korkma korktukça sıra sana gelir.Bırak şu virüslerin yakasını:)))

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

valla cevapsız kaldım diyebilirim ... uykusunda özlediğim kızımı, uyandığında tahammül sınırlarımı aştığı için başlıksız kaldığım zamanları hatırladım yazdığın nitelikleri okurken !...
ama ben yine de ece nur'un annesi olmaya her daim adayım ya =)

Veritas dedi ki...

valla abla öle bi anlatmışsın ki anne olasım geldi :P :)) valla bir erkek olarak halaa anlam veremiyorum nasıl bi duygudur bu anlatılanlar sölenenler hissedilenler.Kadınlar gerçektende kutsal varlıklar seçilmiş insanlar bence...

OiP dedi ki...

Yazının başında bahsettiğin çelişki hakkında fikrimi söylemek istiyorum izninle.
İnsan evdeyken, part time işler yapabilir, yeni dil öğrenebilir, kurslara gidebilir sanıyor kendisini. Ama bence tamamen iyimserliğin pembe gözlüğü ile görülen bir yanılsama bu. Çünkü evde zaman çok farklı yaşanıyor. Bambaşka bir boyut sanki ev...

Bana sorarsan daha fazla uzak kalmadan dön iş hayatına. Kendini daha üretken, daha mutlu, daha cesur, daha güçlü hissedeceksin. Bu evine, çocuğuna yansıyacak.. Kendin için ve Asım Alp'in geleceği için öyle kritik ve önemli bir konu ki bu. Bir kadın yöneticim geçenlerde beni örnek göstererek şunu söyledi: "biz kadınlar çocuk doğurdukça, daha iyi organize olmayı öğreniyor, becerilerimiz, sorumluluk anlayışımız gelişiyor. Bu nedenle de işte de daha İYİ oluyoruz."
Buna katılıyorum. Sonuçta her şey bir şekilde yoluna giriyor. Hayatın arasına hepsi bir şekilde sığıyor.
Sabah sabah çok mu uzattım acaba?? :)))
(Yerde şımarıklık yapan o küçük adamı da öperim.)
sevgiler

Birben dedi ki...

Mine,sanırım belli dönemlerde hepimiz aynı çelişkileri yaşıyoruz.Yani uyusun diye gözünün içine bakıp,1 saati aşarsa uykusu özlüyoruz.Çözemiyorum bu duyguyu ben de:)

Birkan seni buralarda görmek ne güzel.Bir de kompliman yapmışsın ablana,süpersin:)))Arada iyi davran o zaman:P...Telefonlarımı "ne varr" diye açma yeter:))

Oip,bir bakıma halkısın.Belki tamamen.Ama hem ev, hem iş,zaten zor olan anneliği daha da zora sokar diye düşünüyor insan evdeyken.Dediğin gibi evde hiçbir şey planlı işlemiyor.

Ama insan şunu da düşünmüyor değil.Bu hayata kaç kere geleceğiz ki,her şeye koşturmaya çalışmanın anlamı ne?

Kurs murs geçen sene yalan oldu cidden,bu sene tekrar deneyeceğim şansımı.
Konuyu hala ben de tam çözemediğim için,bazen kendi kendimi çürüten açıklamalar yapıyorum,en iyisi zamana bırakmak.İşe döneceğim ama en azından yaptığım iş, beni evden uzaklaştırken verdiği başarı hissiyle bunu hak etmeli:))Yani aynı şirkete geri dönsemde,başka bir pozisyon isteyeceğim kesin:)

Yesim dedi ki...

Zor karar.

Ne evde oturarak oluyor, ne de birakip gidebilmek icine siniyor.

Dedigin gibi zamana birakmak lazim bazen boyle kararlari.