Lilypie

1 Aralık 2009 Salı

Bayram Dönüşü

Bu bayram bol etli,bol gezmeli, bol hastalıklı geçti..Eve dönüşümüz bir o kadar enteresan oldu.

Bayramın ilk günü kurbanlar kesildi,etler beklendi.Her bayram uymaya çalıştığımız "kurban etinden önce bir şey yenmez" adeti ,akşamdan sarılan yaprak sarmalarıyla yıkıldı.

Misafiri çok her bayram gibi, bu bayram da masa kur kaldır,çay demle yedir içir,bol bol koştur bayramıydı.Hele işin içine et girince evler koktu,apartmanlar koktu,tencerelerdeki yağlar zorladı:)

Seviyorum bayramların bu koşturmacasını.Yardımlaşmak,paylaşmak,akrabalarla şen sohbetler derken tüm sene yapamadıklarımızı gerçekleştirmek için bir fırsat oluyor.Durup biraz düşünmek için de öyle.İnsanlığın varlık sebebine kadar düşündürüyor beni.Bu dünyada ne işimiz varın anlamı gizli bu buluşmalarda.

İyice alıştı kalabalığa Asım Alp,beni aramaz oldu.Hem rahatladım hem garipsedim:)

Bayramın 3.günü doğum günümdü.Eşim gece 00:00 itibariyle pastasını ikram etti.En sevdiğim yerden,en sevdiğim tatta.

Öğlene doğru bir iki akrabamıza gittik.Yolda kalçamın ve bacaklarımın ağrıdığını hissettim.Yalnız ağrı git gide şiddetleniyordu ve kasılıyordu bacaklarım.Akşam eve geldiğimizde yürüyemiyor hatta kıpırdayamıyordum.Acıdan kıvrandım resmen.Bu ağrılar hafta içi birkaç kez daha olmuştu ve ben soğukta kaldığımı,tutulduğumu düşünmüştüm.Ama bu kadar değildi önceden ağrının şiddeti.

Aklıma hafta başından beri kullandığım sinüzit ilaçlarım geldi.Çünkü onları almaya başladığımdan beri hafif hafif kemik ağrıları çekiyordum.Eczacı bir yakınımızı arayarak ilacın adını verdik.Zaten prospektüsünde bir ölürsünüz yazmıyordu.Hemen kesin dedi.Çok ağır yan etkileri var,devam etmeyin ağrı şiddetlenirse acile gidin dedi.
MOXITEC isimli bu antibiyotik, daha önce de eczanesine şikayet olarak bildirilmiş.Kendi yakını da hastanelik olmuş.Sağlık bakanlığına bildirmek üzere şikayetimi hazırladım hemen.Topluca verecek.Doktorlar hangi akla hizmet bilinmez yazmaya devam ediyorlar bu ilacı.

Yani doğum günü akşamımda sinemaya gideriz hayalleri kurarken yattım kaldım öyle.Sabaha kadar kıpıdayamadan taş gibi acıyla yattım.Sabah da hastaneye gittik ağrı kesici iğne vurdular.

Gelelim eve dönüş maceramıza.Ben ayaklanınca otobüs biletimizi alıp yola çıktık.Yolda eşim de ben de anahtarlarımızı İstanbul da unuttuğumuzu farkettik.Eşim 2.katta oturmanın avantajıyla balkona tırmanıp içeriden kapıyı açtı.Düşecek diyeaklım çıktı.Ben de binanın kapısında giriş yaptım bir de ne göreyim.Benim sevgili kırmızı bisikletimi çalmışlar.

Sorduk soruşturduk yok:(...Ağlayasım geldi,eşim kızdı tabi hemen.Benim gibi eşyalarına manevi anlamlar yükleyen birine böyle bir eş verdiği için Allah'a şükrediyorum.Yoksa 3 gün yas tutardım.Dünya malı dünyada kalır,yenisini alırız falan dedi.Ben de sustum.Polise şikayet ettik.Hırsızın yanına kalmayacak bu.Elbet İzmit'te bulacaklar o bisikleti.Kaç kişide varki ondan...

Neyse bunlar beni yıldıramaz,nazar mıdır göz müdür her neyse ben bunları da es geçerim.Yaşam enerjimi kimse alamaz benden,hele hayallerimi aslaaaa!

Gözü kalanın gözü çıksın demekten alamıyorum yine de kendimi:P...

4 yorum:

OiP dedi ki...

Yazık ya..
Geçmiş olsun, doğum günün kutlu olsun, cana geleceğine mala gelsin diye uzar gider bu yorum:)

İlknur dedi ki...

Gecmis olsun canim ya. Agrilarin insallah gecmistir. Bisikletine de takma kafayi diyecegim ama ben de olsa manevi degeri yuzunden kafayi yerdim ama gercekten cana gelmesin de mala gersin onemli olan o.

Hülya Cinsçiçekçi dedi ki...

hem hastalık hem bisiklet için çok geçmiş olsun. nasıl ilaçlar deniyorla üstümüzde gör bak işte. domuz gribi aşısında neler var kimbilir demek istiyorum..
bisiklete çok üzüldüm ama ben yaaa :((

Birben dedi ki...

Oip teşekkür ederim,cidden cana geleceğine mala gelsin..

İlknur ağrılarım hafifledi ama kendimi acayip yorgun hissediyorum:(

Hülya artık doktorlara da güvenemeyeceğiz yaa..Haftaya randevum var o doktora,çemkireceğim mutlaka.
Bisikleti sorma yaa uff..