Lilypie

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Bir Garip Haller

Hafta sonu İstanbul'daydık yine.Asım Alp bey, geçen hafta ile beraber tam 3 gün bensiz geçirdi.Halleri değişti resmen,daha hırçın daha huysuz oldu.Hem şu sıralar yoğun yaşadığı anne-baba kaçar korkusu, hem de daha önce hiç onu birilerine bırakmamış olmamdan dolayı olsa gerek.Kınaydı,düğündü derken mecbur kaldım.


Ama ben çok güzel bir hafta geçirdim.15 yıllık dostum evlendi.Ağladım,güldüm,kurtlarımı döktüm.Rüya gibi bir haftaydı.

Ailemden uzak, arkadaşlarımdan uzak, hiç bilmediğim bir şehirde yaşamak çok zor.Oğlum da ben de çok sıkılıyoruz bazen.Birimizden birinin rahatlaması demek diğerinin bozulması demek oluyor işte.

Beni buralara sürükleyen sebeplere kızıyorum,sebep olanlara...Ama kader diye birşey var önüne geçemiyoruz.Aklımın bir yerlerinde hala "keşke daha farklı davransaydım" düşüncesi yiyip bitiriyor beni.Herşeyin benim kararlarıma bağlı olduğu dönemlerde, daha kolay hayır demeyi bilseydim.



Şu sıralar depresif takılıyorum, bir an önce toparlanmam lazım, konuyu hızla kapatıp,oğlumun blogunu gasp etmeden, onunla ilgili konulara geçiyorum.


Kendileri huzursuz durumunu, çeşitli korkularla destekledi.Hiç görmediğimiz kadar kalın sesli, kıllı amcayla karşılaştık.Doktormuz 7.ay kontrolümüzde "şu çocuğa biraz insan gösterin" demişti.Şimdilerde ne demek istediğini anlıyoruz.Aslında o amcaların çoğundan ben de korktum ama Alp'in durumu,amca korkusundan taşıp teyze korkusuna kadar gelişim gösterdi.Bensiz kaldığı zamanlarda kimsenin kucağında durmak istememiş,hep ağlamış,uyutamamışlar,oyalayamamışlar.Ah yavrum, yavaş yavaş alış isterdim,olmadı işte.


Şimdilerde evin içerisinde yapışık ikizler şeklinde geziyoruz.Yere bırakırsam paçalarıma yapışıyor.


























Hiç mi beraber güzel vakit geçirmedik?Geçirdik.Parka çıktık,ayakkabı aldım oğluma nihayet.Tuna'nın halkalarına özendik,biz de o çeşit bir zımbırtı aldık.Keşke oynama ve öğrenme tarzımızda ona benzeseydi ama Alp üst üste geçen kaselerle çok farklı bir oyun oynamayı tercih etti.

Fisher Price-Brilliant Basics, üzerlerinde sayıları yazan 10 adet delikli kasesi var.Bir de çıngıraklı topu.Topa çıngırak koymak zorundalar mıydı bilmiyorum.Kaselerden çok topa odaklandı Alp.Kaseleri üstüste koymak yerine topun üzerine koymak daha eğlenceli geldi.Sonunda oynadığı oyun da "bul karayı al parayı" tarzında birşey oldu ki, umarım oyun tarzından karakter analizi yapılmıyordur:)



Son zamanlarda yaptığımız bir şey daha var ki o da anlayamadığımız bir dilde konuşmak.Yani kendi anlıyor mu bilmiyorum.Sağ işaret parmağı havada,diktatör havalarında lafları,bir de nağraları var.

En çok "abuş" ve "heeeyyytdi" diyor.Abuş demesinin sebebi benim, eşime abuş derim ben,aramızda bir kısaltmaydı sevgi sözcüğüne dönüşmüştü.Şimdilerde abuş dediğimde gözler babayı arıyor ve zaman zaman kendisi de dile getiriyor.Babasıyla biz konuşurken de araya giriyor genelde "heeeeyyytdi".

"di" si di-li geçmiş zamandan geliyor olabilir,hani bir zamanlar nağra atılırdı falan demek istiyor sanırım:P..

Ağlarken anne demeye devam.Yürümesini beklerken konuşacak bu oğlan sanırım.Bir de siz karar verin.




5 yorum:

Betül dedi ki...

Yazının başında bayağ bir karamsar okudum seni...Neyse üzülmek yok,bunada şükür....
Asım alp e gelince resimlerde çok büyümüş geldi gözüme.maşallah.

Yelish dedi ki...

O iri killi amcadan bizde korkardik yani o yuzden birsey diyemiyciiim :)
cok tatliiiiii bayildim videosuna
Bizimide konusuyor , resmen bir hikaye anlatiyor hahamhumhimkoham seklinde :))

Hülya Cinsçiçekçi dedi ki...

dur şu oyuncağı araştırayım bakalım. bizimkini seveceği bir şeye benziyor.
asım alp giderek bal dudaklı bir dilbere dönüyor benden söylemesi

Rahsan Collyer dedi ki...

Bul karayı al parayı mı? Hahahah:)) Alemsin!!

Birben dedi ki...

Betül arada karamsar olabiliyor işte insan,bendekiler kısa sürer ama:)Denk geldi,kafam attı yazdım öyle...
Yeliz İlyas yemek tarifi falan veriyor sanırım hamhum şeklinde iyi dinle oğlanı:)
Hülya Tuna bu oyuncağı da yalar yutar,hatta diğer oyuncakla birleştirip kuleler yapar benden söylemesi
Rahşan sen oynamadın mı bu tür oyunlar aaa:P..Küçüklüğümüz "batak"larla,
okeye dörtlü aramakla geçti bizim deeerrmişim:)