Net bir şekilde hatırlıyorum.İstediği olmadığında ağlamaya başlardı.Birden öfkelenir, ağlaması bağırmaya dönerdi.Boynundan damarları fırlardı, o görüntüyü unutamam.Daha da ileri gittiği durumlarda başını yerlere vururdu, yerden yere atardı kendini...
Annem çok sinirlenirdi ve üzülürdü ama neticesinde "sinirli bok" derdik, geçerdik.O da bir süre sonra sakinleşirdi.
O zamanlarda 2 yaş sendromuymuş, terrible two denirmiş, anlamıyorduk.Zaten gündem olmazdı böyle şeyler.Ben sakin bir bebektim, krizlerim yoktu, kardeşimde de olmaması gerekirdi, oluyorsa onun kişiliğiyle ilgilidir diye düşünülürdü.
Velhasıl kardeşim büyüdü.Hala agresif halleri, anlık çıkışları vardır.
"Oğlan dayıya çeker mi?" konumuz bu, bugün.
Bizimki 20 ayı devirdi ya, adam oldu birden, dili çözüldü, zevkleri,beğenileri olmaya başladı.En başta "yok" demeyi öğrendi.Demek biz de "hayır" yerine "yok" kelimesini daha fazla kullanıyoruz.
-Asım Alp uyuyalım mı?
- Yokkk...Meme yokk..aaaa?
Tercüme: "Hayır uyumayalım zaten emziğim ortalıkta yok.Onsuz uyumam"
-Asım Alp Yemek yiyelim mi? (Hep beraber yapalım mı cümleleri bunlar dikkatinizi çekerim)
-Yokkk.Abuş annn anak ditti...
Tercüme: Hayır.Babam arabaya bindi anahtarıyla, gitti( beni oyalıyor velet)
Geçen gece 03:30 .Uykumun en tatlı yeri.Sabah işe gideceğiz.Asım Alp hortladı.Ağlıyor.1 saat ağladı, 2 saat ağladı, ağlarken balkon ve camları açtırmaya çalıştı.Arabaya binecekmiş bize onu anlatmaya çalışıyor yarım yamalak.O akşam arabadan zor indirmiştik, direksiyonla oynamadı diye çok içlenmişti.Rüyasında gördü harhalde ama niye ağlıyor...En sonunda arabaya indirelim de derdi o muymuş anlayalım dedik.Gece 05:00 eşim ve Asım Alp apartmanın önünde duran arabada yarım saat durdular.Müzik açtırmış zevke bak!
Sabah 1 saatlik uykuyla işe gidemedim.Paranoyak anneye dönerek bütün gün acaba hasta mı, belki ateşi çıkar diye bekledim.Doktorun kapısına kadar gidip geri döndüm.
Bir sonraki sabah ateşi çıktı zaten, hasta olacağı zamanlar önceden huzursuzluk yapardı hep.İyi de bu 2 yaş sendromuyla birleşince daha beter oluyormuş.
-Yemek yerken kaşığı illa o tutacak.Döke saça yiyecek, bardağına dolduracak yemekleri.
-Canı sıkılacak üzerindekileri çıkacarak, anadan doğma evin içinde dolaşacak.
-Dişlerini fırçalayacağım diye lavaboya tırmanıp macunları oraya buraya sıkacak.
-Ne yaparsa yapsın "hayır" denmeyecek ona, denilirse tekme tokat dalacak.-Aaa..git bak bakalım abuş ne yapıyor?
ya da
-Abuşa götürür müsün bunu, bak seni çağırıyor.(babası oğluna seslenseneee)
Şimdi efendim, okudum sordum soruşturdum, kesinlikle inatlaşılmayacak çocukla.Ama yapmak istediği herşey de yaptırılmayacak.Sınırları koruyacağız.Nasıl olacak bilemiyorum, ilgi dağıtma yöntemlerim devam ediyor genelde.Ama çok da uzun sürmesi taraftarı değilim.Sınırları olmalı mutlaka."Hayır"lar kararında olmalı, gereksiz kullanılırsa ipin ucu kaçar.Devamlı ilgisini dağıtmaya çalışmak da hem yorucu hem de bir süre sonra çocuğu aptal yerine koymuş gibi hissediyor insan.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Son birkaç gündür Nehir'le ilgili yazılar okuyorum.Daha önceleri takip ederdim,uzun zaman olmuş bakmayalı.Çok zor zamanlar geçiriyorlar, blog yazarları bilir, bilmeyenler de buradan okusun.
Anneler gününde hediye istemiyorum ben de.Siz de istemeyin.
Tıklım tıklım olmuş dolabınıza bir bluz daha yerleştirmeye çalışmaktan, el emeğini yok sayan, insanı tembelleştiren küçük ev aletlerinden sıkılmadınız mı hala?
Bu hafta anne olduğumuza şükredelim, şükrün en güzel yolu başka birine yardım etmektir.
Siz de elinizi uzatın, size hediye alacaklara şu numaraları verin.
Duyarlı anneler anneler gününüz kutlu olsun!!!










3 yorum:
Aynı dert şu sıralar bizde de var... Baş edemeye çalışıyorum... Edebiliyor muyum? Tabii ki hayır:(
Birben sorma eskiden 2 yaş sendromu falan yokmuş varmışda adı o değilmiş. bende zor tutuyorum ve inantlaşmamak için kendimi yiyip bitiriyorum umarım sonuçlarını alırız. Bu arada Nehir'i ben bilmiyordum hülya sayesinde öğrendim. Sende blogunda yer vermişsin. çok doğru ve çok güzel şeyler söylemişsin.
Sen gelince, cidden zor bir dönemmiş, çok dikkat etmeliyiz.Daha bu konuyu çok yazarım ben:)
Yasemin annelerimiz görmemezlikten gelerek atlatmış sanırım bu dönemi, aslında işin özünde de bu var.Odak noktası haline getirmeden geçirmemiz lazım.Teşekkür ederim.
Yorum Gönder