Yorucu İstanbul maceramızdan sonra evde olmak ne kadar güzel.Her dönüşümde evimi daha çok özlediğimi farkediyorum,zor elde ettiğimden olsa gerek. 3 gündür temizlik harbindeyim.5 posta çamaşır yıkadım,Asım Alp emeklerken tozları yalamasın diye bir güzel sildim süpürdüm yerleri.Anam ağlamış mıdır bilemem ama ben çok yoruldum.Bugün tatil yapıyorum.Hala beni bekleyen işler var tabi ama ben görmemezlikten gelmeye çalışıyorum,halim yok.
8.aymızdaki durumumuz şöyle efenim;
-Emeklemeden sıkılır olduk,devamlı ayakta durmamız lazım,bir hırsla ulaşılabilen her yere tırmanılıyor,artistlik olsun diye tek el bırakılıyor.2.eli de bıraktığımızda hoop döt üstü düşüş..Ama büyük bir zevk:)
-Annesinin şeyinin dibinden ayrılmayan yavrum,evde iş yaptırmamakta da kararlı.Yok yani canıma minnet ama adam eve gelecek yemek yok,giyecek yok yazık değil mi?Böbreklerim de iflas etmek üzere,lavabonun önünde ağlayınca beyefendi,daha az girmek için daha çok tutuyorsunuz,çabuk da çıkıyorsunuz:P
-Eğer oyuncaklarıyla vakit geçirmesini istiyorsam yanına oturmam gerekiyor.Hiçbir şey yapmama gerek yok, heykel görüntüsü vermem yeterli.Korkarım bu çocuk arabesk aşklar yaşayacak,sevdiği gözünün önünde olsun,onsuz hareket etmesin isteyecek.Aman evlerden uzak...
-Moğolca söylenen tesadüfen küçük halamızın bulduğu bir çocuk şarkısı ve Hadi.se'den Düm T.ek parçası çalınınca, ileri geri oynatıyoruz popomuzu.Başka parçaları da denettim onlarda da artçı sarsıntılar gösteriyor ama bu iki şarkıdaki tsunami performansını alamıyoruz:)
-Yediklerimize çok meraklı,tabağıma bardağıma haşin atlayışlarda bulunuyor.Artık ben de korkamadan eline ekmek,gofret,bisküvi falan veriyorum.Yalnız çiğnemeden yutuyor çoğunu.Neden mi dersiniz?Hala dişimiz yok işte ondan.İki geveliyor sonra hepsi mideye, yerde ekmek parçası çok aramışımdır yuttuğuna inanamayıp.
-Son 1 aydır yeni bir uyuma şeklimiz var.Asım Alp'in gözlerini oğuşturduğunu görünce alıyorum, bizim yatağımıza beraber gidip yatıyoruz.Emziğini veriyorum zaten o sıra transa geçiyor.Elini burnuma koyuyor,sıkıyor,ağzıma sokuyor,çeşitli hareketlerden sonra uyuyor.Sonra hemen yatağına geçiriyorum.Yatır-Kaldır modellemeleri tarih oldu,artık sadece yatış var:))


-Bilimum bulaşık makinesi kurcalanır,önceki yazılarımda bizimkine neler yaptığını göstermiştim.İstanbul'da da maharetlerimizi gösterdik.Anneannenin ve babaannenin bulaşık makineleri itinayla incelendi.

Bir de gitar çalmayı öğrenecektim ama elektro olunca annem tehlikeli olur diye izin vermedi.









4 yorum:
şu elektro gitarlı fotografta tuna'yla ikiz gibiler. çok güzeller çoook
maşallah süper olmuş ama bizimkinden büyük bebeklerin vaziyetlerini okudukça hep bugünde kalasım geliyor. Korkuyorum başıma geleceklerden.
Arabesk yorumuna da bittim :)) Aman boşver alan düşünsün..
maşallah ya alpin şu bulaşık makinesi sevdası beni çok güldürüyor. bu arada uyku şekli bizimninde değişti herhalde bu bir dönem yüzümü okşayarak uyumaktan hoşlanıyor güven duygusundan olsa gerek. sizin diş yok bizim emekleme yok
hülyacım haklısın bu bebeler birbirine çok benziyor.ben zaten asım alp-tuna-gazihan üçlüsünü birbirine çok benzetiyorum:)
İlknur ne yaparsak yapalım büyüyecekler işte,korkma korktukça sıra sana gelir:))
Yasemin bana çekerse dişi zor göreceğiz,emeklemede de tamamen dayıya çekmiş,seninki emeklemeden ayaklanır,zaten bu tür şeyler bir haftada falan oluyor,şok olur kalırsın valla:)
Yorum Gönder