İyi ki babayla gitmişiz, içeri girer girmez "ooo hoşgeldiniz" muhabbetleri oldu.Meğer aşıyı vuracak olan hemşire eşimin çalıştığı kolejden bir veliymiş.Hatta veli ötesi diyelim çünkü eşimin rehber hocalık yaptığı dönemde oğlu Oks de 2. olmuştu.Eşimin pek emeği vardır o çocukta.Büyük saygı gördük anlayacağınız.
Hemşire aşı kartımızı yeniledi, aşıları getirdi ve pnomönok aşısını sol bacağına yaptı.Gıkı çıkmadı bizimkinin şaşırdık,hissetmedi mi ne...Sonra karma aşı için sağ bacağına yöneldi.İğneyi batırdığında hissetmedi bizimki yine,hemşire "şimdi bu yakar biraz" der demez bizimki bi kastı kendini, ağlamıyor ama çok komik sonra bir daha kastı sanki "delikanlıyım ulen ağlamam ben" gibi bir ifede vardı ki suratında kadın iğneyi çeker çekmez ağlamaya başladı.Öyle böyle değil hemde nefessiz kaldı,katıldı yavruşum.Babası aldı kucağına.Daha önceleri hep ben alırdım kucağıma ve hemen susardı.Bu sefer babasının kucağında pek de susmaya niyeti yoktu."Alabilir miyim katıldı çocuk" dedim eşime, artislik yapacak ya "hayır ben de dursun" diye tutturdu."ya ver ağlıyor işte sende " dedim aldım oğlumu.Kucağıma alır almaz sustu.
Anne kokusu arıyor,kendini öyle güvende hissediyor çocuk işte.O sırada kaydımızı yapan bir bayan daha vardı.Önce adresimizi sordu, şu sokak bu sokak derken kadın "aaa siz prefabriğini yıkıp çok güzel ev yapan S. hocanın evindemisiniz" demez mi..."hani 4 çocuğu var" Heyt be gözünü seveyim küçük yerde yaşamanın getirdiği bu meraklı ve bilgili halleri...Soy ağacı çıkaracak diye korktum bir an kadından.Yakında kanki olursak hiç şaşırmam.
Bir de eşimin boşboğazlığıyla sarsıldım orada ki kendisi hiç öyle biri değildir aslında.Kaydı alan kadın sakın katı gıda vermeyin ek gıdaya geçmek için sabırsızlanmayın "ilk 6 ay anne sütü" kalıbında konuşmaya başlayınca bizimki atladı hemen "dün annesi brokoli verdi" diye.Kadının suratında bir şok ifadesi hemen saymaya başladı birşeyler.Ben cahil cühela görünmememi yanayım, eşimin ispiyonculuğuna mı bilemedim.He he dedim çıkışta da eşime bir güzel teşekkür ettim.Anne sütüymüş of ya üzerime gelmeyin işte yok gelmio süt falan ben de oğlumun suratına bakıp "yok annem yok işte ağlama" derken ağlamaktan bıktım.Mama alıyor bizimki mamadan korkmayan anne ek gıdadan da korkmaz tamam mı...
D vitamini aldım yine 1 yaşına kadar kullanacakmışım bir de demir verecekti kalmamış haftaya gelin alın dedi.4,5 aylık kilosu 7,600 gr ve boyu 67 cm ölçüldü.
Aşıdan sonra uyku düzeni değişti yine oğlumun.O gece uzun uzun uyudu umarım bu hal devam eder.Bu arada sütüm çok azaldı sanırım gece uyandığında ben de mama yapacağım.Denedim dün akşam işe yaradı ve doyduğu için aralıksız 6 saat uyudu.Eski düzenimize geri döneriz inşallah.Çünkü bayağıdır uykularıma turşu suyu sıkıyordu oğlan.2 saatte bir uyanıyordu.Bayramdan beri düzene girememiştik.

Bu arada tv de görmüşken bir konuya daha değineyim.D-Smart var bizde, Travel&Living diye bir kanal var belki bilenler vardır.Orada önce ikiz sonra altız doğurmuş bir kadının hayatını dizi yapmışlar.Onları izledikçe motive oluyorum.Yani onun 8 çocuklu halini gördükçe ben neden 1 çocukla baş edemeyeyim ki diyorum:)
Gündüz uykularının arasında oğlumdan kaçamak bir takım ev işleri yapıyorum.Cokhosh u görmüş olanlar bilir.Bilimum malzemeyle uydur kaydır adına hobi denen bir çok işi yaparım.Kafa dağıtıyorum işte.Bir de eldekileri değerlendirmek mutlu ediyor beni.
Küçük bir kütüphanemiz vardı,5 gözlü derince.Eve daha büyüğünü yaptırınca ve ayakkabılığım olmadığı düşünülünce onu ayakkabılığa çevirmek, bundan 2 sene önce küçük tv mi kırmızıya boyamak kadar çılgın bir fikir oldu bana.Veledin uyku sıralarında yapmak için sabırla bekledim resmen.Önce ahşap görünümlü lacivert yapışkanlı kağıtla kapladım.Sonra parça kumaş aldım ve raptiyeyle kumaşı kapak yaptım.Bu kadar uydurabil
dim işte şimdilik işimi görür:)
dim işte şimdilik işimi görür:)
Bu arada 3 göz pembe oldu çünkü lacivert kağıt yetmedi ve eldeki diğer pembe kağıtla idare ettik, tavşan terliklerim de fena sıkıştılar oraya, hasır kaseme de kalan kumaştan fiyonk yaptım ki her gördüğümde gülüyorum, sanırım bir süre sonra alacağım onu oradan:)









3 yorum:
valla bebekli bir anne olarak bu marifetler için bravoo...
yaa o sağlık ocağı hemşirelerine ben de kılım. bir de evet eşler bazen çok boşboğaz olabiliyor :))
betül eskiden olsa 2 dk.yerimde duramazdım, birşeylerle uğraşmazsam paslanırım ben:)
hülya eşler ve hemşireler konusunda hem fikiriz sanırım, ama şu sıralar onlara herşeyden çok muhtaç olduğumuzda bir gerçek galiba:)
Yorum Gönder